Hayattan günceler

Günlük hayattan hikayelerimi ve anılarımı paylaştığım yazı kategorim

Bahar

Saat sabahın beşi. 24 mart 2009Bu köşe (kış köşesi) baharla birlikte buharlaşıyor. Artık çağla bademin o büyülü kokusundan mıdır, papatyanın cilveli sarısından mı bilinmez, bugünlerde herkeste bir kıpırtı var…Sessiz, derinden duyulan bir kalp çarpıntısı…Havanın ısısı ve bulutların rengi öyle demese de, bahar milletin göğüs kafesini çoktan yeşillendirdi. Sadece kadını değil erkeği ve tüm canlıların ruhunu […]

Şimdi başladı başkentte pastırma yazı

Yıl 25 Ekim 3 bağbozumu mevsim.Günlerdir hangi parka, bulvara çıksam, tepemde yazdan kalma bir ışıltı…Hep aynı yaprak sarısı, aynı at kestanesi yollarda…Ve eski bir fransızca şarkı: “Biliyor musun, hiç mutlu olmadım bu sabahki kadar / Benzer bir plajda yürümüştük yine… mevsim sonbahar”. Şarkının anlattığı, suluboya tablolarını andıran uzun etekli kadınla elele yürüyen siyah paltolu adama

Araban mı var Aramı alacaksınız bir dinleyin.

Yıl 2020 kış yaklaşıyor. bugün işteyim cam kenarı izliyorum teknokentin bahççesini yavaş yavaş geliyor soğuk.Olsa iyi ama olmadığı daha iyi diyeceğiniz bir dertten bahsedeceğim. Arabası olan, araba alacak olanlara tavsiyelerim var. Efenim çoluk çocuğa karıştık arabasız olmuyor bir yere gidip gelemiyoruz. Bir arabamız olsaydı haftasonu şuraya gidebilirdik. Bak aramız yok ev de oturuyoruz. Ya bir

Tadı Kalmadı o eski bayramların Ne kaldı o güzel günlerden geriye

Eskiden beri içimi bayan “neydi o eski bayramlar” laflarından bir tane yazı yazacak kadar büyüdüm sayılır artık…19 ocak 2019 bugün nerden geldi şimdi aklıma bu eski bayram anılarım bilmiyorum ama karaladım o güzel günlerden özetleriNe garip:Çocukluğumla aram açıldıkça, maziyle bağlarım güçleniyor sanki…Bayramlar, işten ve büyük şehir hayatından kaçmak için birer tatil vesilesi haline geldiğinden beridir

Bu yazı içine atanların hikayesidir.

Suskunluğundan tanırım kendisini… Yüzünde her daim nöbete durmuş ve içindeki zelzeleyi maskeleyen o sahte gülücüğü bilirim. O sarsıntının yüreğinde açtığı derin yarıklardan en küçük bir iz yansımasa da yüzüne, ters çıkarılmış bir kazağı düzeltir gibi içten kavrayıp dışa çevirseniz ruhunu, sanki yıllar yılı söylenmeyip saklanmış, dilin ucuna kadar gelip tutulmuş, tam haykırılacakken içe atılmış yüzlerce

Karanlık üzerimizde nasıl bir etki yapar.

Karanlık çökünce anlarmış insan Kasım 26 Yıl 18 ev de pencere kenarındayım.Böyle gece çöker. Yalnızsınızdır. Nerede olduğunuzun pek de önemi yok eğer yalnızsanız. Bir pencere kenarına geçer ışığı söndürürsünüz. Dışarıda hayat döver sulusepken pencereyi, görünen sokak lambalarının aydınlattığı dar sokaklarda içi boş arabaların penceresine düşen yağmur damlaları buğulu resimler çizer. Aynı pencerenizde şekil bulur birden. Oturduğunuz koltuktan

Tüm annelere en içten sevgiyle anneler gününüz kutlu olsun

Kalemi, kağıdı ve seni onca sevmeme rağmen, ilk kez yazıyorum sana… Sevgili Anneciğim; Eminim karnındaki ilk tekmemden ve doktorların “bundan sonra ağır kaldırmak yok” müjdesinden beridir iki kişilik yaşıyorsun hayatı… Doğum odasında küçük bir el tutunca saçlarından hiç bıraksın istemedin. Kim bilir kaç geceyi başucumda derin iç çekişler dinleyerek uykusuz geçirdin. O gün bugündür hayatı,

Scroll to Top